Üretim ve Teknolojinin Önemi

“Müzik değiştiğinde dans da değişir. Sanayide müzik değişti. Bizim de artık yeni müziğe göre dans etmemiz gerekiyor. Yani; ya pistte kalacağız, ya pistten çıkacağız.”

TÜSİAD Başkanı Erol Bilecik’in bu sözleri; üretim ve teknolojinin ülke ve bireylerin geleceği için ne kadar önemli olduğunu bilgece ortaya koyuyor.

Bu bilgece sözü bilimsel bir araştırma ile anlamlandıran çok değerli bir rapor Ocak ayında kamuoyu ile paylaşıldı: Dünya Ekonomik Forumu’nun, AT Kearney ile birlikte yayınladığı Üretimin Geleceği için Hazırlıklı Olmak Raporu

Raporda tam da dansın değişimini gözler önüne seren iki ayrı endeks bulunuyor:

İlk endeks olan üretim yapısı endeksinde Türkiye bu 100 ülke içinde 32. sırada yer alıyor. Buradan sanayimizin değer üretiminde ve ölçek büyüklüğünde iyi durumda olduğunu anlıyoruz. Üretim yapımız tamamen basit ürünlerden oluşmuyor. Özellikle endeksin bir alt bileşeni olan üretim ölçeğinde daha da iyi bir yerde yani 18. sıradayız.

Kısacası mevcut müzik ile iyi dans ediyoruz ve pistin fena bir yerinde değiliz. (Ayrıca iyi para kazanıyoruz.)

Bununla birlikte raporda yer alan “Üretimin Dinamikleri” endeksinde 57. sırada geliyoruz. Yani bir sonraki müzik için nasıl dans edeceğimizi iyi öğrenmeliyiz. Yapay zeka, Endüstri 4.0, dijitalleşme, inovasyon ve teknoloji içeren yeni paradigmaya hazır olmamız gerekiyor. Alternatif enerjiye, verimli yasal düzenlemelere ve sorgulayıcı bir eğitim sistemine geçebilmemiz önem taşıyor.

Rapor bize 53 ayrı bileşende nasıl dans edeceğimiz ile ilgili de önemli ipuçları sunuyor. Bu noktada gönül verdiğim eğitimi sektörünü de içeren “İnsan Sermayesi” ana bileşenine yoğunlaşmak istiyorum:

İnsan sermayesi gelişmeye en çok ihtiyaç duyduğumuz alanların başında geliyor. 72. sırada olduğumuz bu başlıkta niteliksel ve niceliksel gelişme alanlarında büyük farklılıklarını kapatmamız gerekiyor.

· “Matematik ve Bilim Eğitiminin Kalitesi’nde, 80. sırada yer alıyoruz. STEM kavramının Türkiye’de konuşulmaya başlaması büyük bir gelişme, dikkatimizi daha da net bir şekilde bu alana yoğunlaştırmalıyız.
· 97’nci sırada yer aldığımız “Mesleki Eğitimin Kalitesi” konusundaki her türlü kafa karışıklığını bir kenara bırakmalıyız. Özellikle teknoloji merkezli mesleki eğitim konusunu “memleket meselesi” olarak görmeliyiz.
· 79’uncu sırada yer aldığımız işbaşında eğitimi sektörel liderlerimiz ile birlikte tekrar tasarlamalı ve tabana yaymalıyız.
· 75’inci olduğumuz “yetenekleri cezbetme ve ülkede tutma seviyemizi” geliştirmek için yetenekli bireyleri sosyal ve maddi anlamda tatmin edecek özgürlükçü bir ortam yaratmalıyız.
· Rapordaki başlıklar arasında eğitimde hep beraber büyük bir zihniyet değişimi geçirmemiz gerektiğini ortaya koyan bir gösterge var: Sonuncu sırada olduğumuz “Eğitimde Sorgulayıcı Düşünce”
Biz TINK’de gençlerimizi yeni bir paradigmaya, yeni bir dansa hazırlamak için canla başla çalışıyoruz.
Bu çabamızın ulusal düzeyde sahiplenildiğine ilişkin de birçok gösterge var. Bunları da çevremizde görüyoruz. Ancak başarmak için ulusal bir seferberliğe, teknoloji eğitimini ve eğitimde teknolojiyi en ön plana çıkarmaya ihtiyacımız var.